| 1) Diş tedavilerinin maliyeti
hakkında bilgi alabilir miyim? Fiyatlarımız, hekimlerimizin
ve yapılan işlemin kalitesi ile doğru orantılıdır. Klinik
olarak ağız ve diş sağlığınız için en uygun tedavi seçeneğini
en uygun fiyatla sizlere sunmaya çalışıyoruz. Klinik olarak
ağzınızı ve dişlerinizi görmeden tedavi ile ilgili fiyatlandırma
yapmayı uygun bulmuyoruz. Her hastaya yapılan tedavi o hastaya
özgüdür. Bizler diş hekimi olarak ağız ve diş sağlığınız için
en uygun tedavi seçeneğini en uygun fiyatla sizlere sunmaya
çalışıyoruz. Kliniğimize geldiğiniz zaman ilk muayeneniz ve
gerekli radyografik incelemeler yapılıp, alternatif tedavi
seçenekleri, maliyetleri ve ödeme koşulları size detaylı olarak
anlatılacaktır. Kliniğimizde prensiplerimiz gereği muayene
ücreti uygulanmaktadır.
2) SGK ile anlaşmanız var mıdır?
Sosyal Güvenlik Kurumlarının eski adı ile SSK, Bağ-kur ve
Emekli Sandığının henüz diş konusunda özel kuruluşlarla anlaşması
bulunmamaktadır. Bu tüm özel hastanelerin diş bölümlerini
ve özel klinikleri kapsamaktadır.
Kliniğimiz diş tedavisini kapsayan tüm özel bankalar ve özel
sigortalar ile anlaşmalıdır.
3) Ağzımdaki kötü kokudan şikayetçiyim. Bu
problem neden kaynaklanıyor olabilir?
Ağız kokusu %90 oranında ağız içi nedenlerden kaynaklanır.
- Düzenli ağız bakımı yapılmazsa, yiyecek artıkları dişler
arasında, dilin ve dişetlerinin üzerinde birikerek ağızda
kalır ve bir süre sonra kokuya neden olur.
- Dişeti hastalığı sonucu meydana gelen derin dişeti ceplerine
tam olarak ulaşılıp temizlik sağlanamaz. Bu cepler ağız
kokusuna neden olur.
- Ağızda bulunan çürük dişler, taşkın ve komşu dişlerle
kontağı olmayan dolgular, anormal diş temasları ve diş morfolojisinin
kaybı, yiyeceklerin bu bölgelerde birikmesine neden olarak
ağız kokusu oluşturur.
- Uyumsuz ve kötü kullanılan protezler ağız kokusuna neden
olur.
- Ağız içindeki tümörler ağız kokusuna neden olabilir.
Ağız kokusu sosyal yaşamda oldukça rahatsız edici bir durum
olduğu için ihmal edilmemelidir. Zira ufak müdahalelerle bu
sorundan tamamen kurtulabilirsiniz.
4) Ağız kokusundan kurtulmak için ne yapmam
gerekir?
Ağız içinden kaynaklanan kokudan kurtulmak için ağızdaki
dişeti hastalıkları ve diş çürükleri tedavi edilmelidir. Ağız
ve diş sağlığına dikkat edilmeli, günde en az iki kez florürlü
bir diş macunu ile dişler fırçalanmalı ve günde bir kez diş
ipi kullanılmalıdır. Diş fırçalama sırasında dilin de fırçalanması
gerekir. Varsa kullanılan protezlerin bakımına özen gösterilmelidir.
Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahalelerden sonra hala
ağız kokusundan şikayetçi iseniz, diğer sebepler araştırılmalıdır.
5) Dişlerimin renginden memnun değilim. Beyazlatma
işlemi nasıl yapılmaktadır? Dişlerime zararı olur mu?
Bleaching (diş beyazlatma) işleminde, dişin mine ve dentin
tabakalarına nüfuz edilerek bu bölgelerde oluşan renklenmeler
kaldırılıp, dişin rengi istenilen tona kadar beyazlatılabilmektedir.
Yapılan araştırmalara göre, diş hekiminizin belirteceği hususlara
düzenli uyulduğu takdirde, beyazlatma işlemi kesinlikle güvenli
bir uygulamadır. Dişlere ve dişetine hiçbir zararı yoktur.
Diş beyazlatma işleminde 2 farklı yöntem uygulanmaktadır.
Bunların birincisinde ağzınızdan ölçü alınır ve bu ölçü ile
laboratuvarda size özel silikon kalıplar hazırlanır. Çene
ve diş yapınıza özel olarak hazırlanmış silikon kalıplar ağzınıza
adapte edilir ve kontrolleri yapılır. Dişlerinize uygun beyazlatıcı
ilaç hekiminiz tarafından seçilip dozu ayarlanır. Günde 2-8
saat süreyle bu silikon kalıplar dişler üzerine takılır. Genellikle,
pratik olduğu için gece uyku süresince takılması tercih edilir.
Bu uygulamaya, renklenmenin derecesine, istenilen renk tonuna
ve hastanın yaşına göre 7-15 gün süreyle devam edilir. Bu
süre zarfında düzenli olarak kontrol yapılarak gerekirse ilaç
dozu, kullanım miktarı ve süresi hekiminiz tarafından değiştirilir.
Diğer yöntemde ise beyazlatma işlemi kliniğimizde diş hekimleri
tarafından uygulanmaktadır. Yapılan çalışmalarda her iki yöntemin
birarada uygulanması sonucunda beyazlatma işleminin daha etkili
olduğu gösterilmiştir.
6) Diştaşlarımı temizletmeli miyim? Bu işlem
sırasında ağrı duyar mıyım?
Dişetlerinizin sağlığı dişlerinizin sağlığı kadar önemlidir.
İlerleyen dişeti hastalıkları çürüksüz dişlerinizin kaybına
sebep olabilmektedir. Dişeti hastalıklarının en önemli sebebi
bakteri plağıdır. Bu plak diş yüzeyinden kaldırılmazsa zamanla
sertleşerek diş taşına dönüşmektedir. Ağızda bakteri ve plak
varlığı dişeti hastalıklarının yanı sıra ağız kokusuna da
sebep olabilmektedir.
Diş taşı temizliği sırasında kesinlikle canınız acımaz. İşlem
sonrasında hassasiyet görülebilir. Bunun sebebi uzun yıllar
diş taşlarının temizlenmemesi sonucunda dişeti çekilmesine
ve hassas olan kök yüzeyinin açığa çıkmasına bağlıdır. Ancak
bu durumda flor uygulaması ve gerekliyse kök yüzeyinin kapatılması
gibi işlemler uygulanmaktadır. Normal koşullarda temizlik
esnasında ve sonrasında hiç bir sorun yaşanmamaktadır.
7) İmplant nedir? Herkese uygulanabilmekte
midir?
Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması
amacıyla, özel materyallerden hazırlanan, yapay diş kökleridir.
İmplantlar çene kemiğine basit bir operasyonla yerleştirilmektedir.
İmplant yerleştirildikten sonra kemikle tamamen kaynaşması
için yaklaşık olarak 3 ay beklenmektedir.. Bu 3 ay sonunda
implantın üzeri açılarak protez için uygun hale getirilmektedir.
Kaybedilen her diş için bir tane diş implantı yerleştirilmesi
gerekmez. Çoğu zaman bir diş implantı köprü ayağı olarak kullanılarak,
eksik olan iki ya da üç dişin vazifesini görebilmektedir.
İmplant genel sağlık durumu iyi olan her hastaya uygulanabilir.
Ancak kemik gelişimi tamamlanmamış genç bireylerde tercih
edilmemektedir. Diş implantlarının uzun ömürlü olabilmesi
için, etrafında belirli kalınlık ve boyutta sağlam çene kemiği
bulunması gerekir. İmplant uygulaması için üst yaş limiti
yoktur.
8) Kanal tedavisi ne zaman uygulanmaktadır?
Uygulanan tedaviler sırasında diş dokusu mümkün olduğunca
canlı olarak korunmaya çalışılır. Ancak diş pulpası canlı
olarak tedavi edilip korunması mümkün değilse, kanal tedavisi
uygulanır. Kanal tedavisinde dişin sinir dokusu çıkartılarak,
bu boşluk şekillendirilir, mekanik ve kimyasal olarak temizlenir
ve kök ucuna kadar kanal dolgu maddeleri ile doldurulur.
Kanal tedavisi için uygun anestezi ile dişte uyuşukluk sağlanır.
Dişteki çürük temizlenerek dişin sinirine ulaşılır. Sinir
ve doku artıkları temizlenir. Kanal boyunu tespit etmek için
dişinizin içine kanal aleti yerleştirilerek röntgen alınır.
Kanal boyu rehberliğinde, kök ucuna kadar kanal şekillendirilir.
Mekanik olarak ve uygun kimyasallar kullanılarak bütün artıklar
ortamdan uzaklaştırılır. Tam iyileşme gerçekleşene kadar seanslar
arasında kanalın içi ve diş geçici dolgu maddeleri ile kapatılır.
Tamamen iyileşme sağlandıktan sonra, kanal uygun dolgu maddeleri
kullanılarak, kök ucuna kadar doldurulur. Kanal tedavisi tek
seansta tamamlanabileceği gibi dişin durumuna göre birkaç
seans da sürebilir.
9) Köprü nasıl bir tedavidir? Ne tip malzemeler
kullanılmaktadır?
Köprü, bir ya da daha fazla dişin kaybedilmesi durumunda
meydana gelen dişsiz boşluğun ağızda bulunan dişlerden destek
alınarak doldurulması yöntemidir. Köprü tedavisinde çekilmiş
dişsiz boşlukların önünde ve arkasındaki dişlerde aşındırma
ve preparasyon yapılır. Hazırlanan dişlerin üzeri kaplanır
ve bu dişlerden destek alınarak eksik diş boşluğu yerine porselen
dişler yerleştirilir ve çekim boşlukları doldurulur.
Günümüzde köprü yapımında materyal olarak porselen kullanılmaktadır.
Porselen materyalinin dayanıklı olabilmesi için altyapıyla
beraber kullanılmaktadır. Bu altyapı metal veya güçlendirilmiş
porselen (zirkonyum) olabilmektedir. Zirkonyum olarak adlandırılan
güçlendirilmiş porselenin avantajı ışık geçirgenliğinin doğal
dişe çok yakın olmasıdır. Bu sayede çok daha doğal bir görüntü
elde edilebilmektedir.
10) Ortodontik tedavi nedir? Her yaşta uygulanabilmekte
midir? Dışarıdan görülmeyen tedavi mümkün müdür?
Ortodonti, dişler ve çenenin normal yapısı, gelişimi, meydana
gelen bozukluklar ve bu bozuklukların tedavisi ile ilgilenen
dişhekimliği dalıdır. Dişhekimi olarak amacımız sizi en güzel
ve en sağlıklı gülümsemeye kavuşturmaktır. Ortodontik tedavi
sizi daha güzel bir gülümsemeye kavuşturur. Bununla birlikte,
dişlerin birbirleriyle ilişkilerini düzelterek daha iyi fonksiyon
gören dişlere ve çene eklemine sahip olmanızı sağlar.
Sadece dişleri ilgilendiren bozuklukların düzeltilmesinde
yaş sorun değildir. Diş ve dişetleri sağlıklı olduğu sürece
7 den 70 e her yaşta ortodontik tedavi uygulanabilmektedir.
Ancak yaş ilerledikçe ortodontik tedavi süresi artabilmektedir.
Ayrıca, problem bireyin kemik yapısından kaynaklanıyorsa yaş
önem kazanmaktadır; ergenlik çağına kadar tedavi bitirilmelidir.
Çünkü çene gelişimleri tamamlandıktan sonra kemik gelişimine
müdahale etmek mümkün değildir. Bu nedenle çene kemiklerini
ilgilendiren bozukluklar, ileri yaşlarda ancak ameliyatla
düzeltilebilmektedir.
Dişhekimliği teknolojisinde yaşanan gelişmeler sonucunda,
ortodontik tedavide artık dışarıdan bakıldığında daha az farkedilen,
diş renginde porselen braketler kullanılabilmektedir.
11) Klinik çalışma saatleriniz hakkında
bilgi alabilir miyim?
Kliniğimiz hafta içi 09.00-20:00, Çarşamba günü 09:00-21:00,
Cumartesi günleri ise 09:00-19:00 arası hizmet vermektedir.
|