Mühürdar Cad. No: 20 Kadıköy-İSTANBUL

PEDODONTİ

PEDODONTİ

Süt dişlerinin mine ve dentin tabakalarının kalınlıkları, kalıcı dişlerin mine ve dentin tabakalarının kalınlıklarının yarısına eşittir. Ayrıca süt dişleri kalıcı dişlere oranla daha fazla organik madde içerir. Bu nedenle süt dişleri daimi dişlere göre çürümeye daha yatkındır.

Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Küçük bir çocuk için özellikle arka dişlerin temizlenmesi oldukça zordur. Ebeveynlerin ağız ve diş sağlığının korunması ve geliştirilmesi, meydana gelebilecek hastalıklardan korunmak için gerekli uygulamaların öğretilmesi ve bu amaca yönelik uygun davranışların ve alışkanlıkların yerleştirilmesi konusunda çocuklarını eğitmesi gerekir. Çocuklar diş çürüğü oluşumunun erken dönemlerinde görülebilen sıcak ve soğuk hassasiyeti ve hafif ağrı gibi belirtileri zamanında algılayamazlar. Ancak çok şiddetli diş ağrısı meydana geldiğinde farkına varırlar ki, bu durumda çok geç kalınmış olabilir.

Çocuk erken yaşlarda daha çok anne sütü ve mamayla beslenir. O dönemde bebeğin büyüme ve gelişimi aile için daha ön plandadır. Ebeveynler bebeğin daha iyi besleneceği düşüncesiyle uyku esnasında veya uyku aralarında süte veya mamaya şeker ya da bal katarak bebeğe verirler. Bunun yanı sıra emzik ve biberon bala veya reçele batırılarak bebeğe verilir. Bu ve benzeri uygulamalar çocukta biberon çürüğü oluşumuna neden olur.

ÇÜRÜK OLUŞUMUNU ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

Günümüzde diş çürüğü oluşumunu engelleyebilecek bir aşı veya ilaç henüz geliştirilememiştir. Ancak diş çürüğü oluşumunu azaltmaya, diş yüzeyini diş çürüğünden korumaya yönelik uygulamalar mevcuttur. Diş çürüğü oluşumunu azaltmaya ve diş yüzeyini diş çürüğünden korumaya yönelik uygulamalardan ilki flor katılarak diş yüzeyinin güçlendirilmesidir. Dişin oluşum döneminde flor minenin yapısına katılabilir. Bu sayede mine asitlere karşı daha dirençli olur.

Flor alımı için iki yol vardır. Birincisi florun lokal olarak uygulanmasıdır. Lokal flor uygulaması iki şekilde olabilir. İkincisi florun sistemik olarak uygulanmasıdır.

  1. Profesyonel Flor Uygulaması: Bizzat diş hekiminin uygulamasıdır. Flor içeren belirli maddelerin dişlere uygulanması ile gerçekleşir.
  2. Kişinin Kendinin Flor Uygulaması:
    Flor içeren diş macunları ve gargaralar kullanılabilir.
    Flor alımı için diğer yol florun sistemik olarak uygulanmasıdır. Florun sistemik kullanımı flor tabletleri veya flor katılmış içme suyunun kullanılması ile gerçekleşir. Sistemik flor kullanımı için mutlaka dişhekimine veya pediadriste danışılmalıdır.
    Dişlerde diş çürüğü oluşumunu azaltmaya yönelik diğer uygulama sealantlar-fissür örtücülerdir. Dişlerin çiğneme yüzeylerinde fissür olarak adlandırılan girinti çıkıntılar mevcuttur. Diş fırçalama dişlerin fissürlerinde yeteri kadar etkili olamamaktadır. Fissür örtücü olarak adlandırdığımız özel maddeler uygulanarak, fissürlerin kapatılmasıyla diş çürüğü oluşumu engellenebilir. Fissür örtücü uygulaması sayesinde bakteriler asit üretse de fissür örtücüden geçerek dişe ulaşamayacaklardır. Fissür örtücü uygulaması, koruyucu diş hekimliği açısından oldukça önemlidir.

SÜT DİŞLERİNİN ÖNEMİ NEDİR?

Pekçok insan süt dişlerini nasıl olsa değişeceği düşüncesiyle önemsemez. Toplam 20 tane olmak üzere süt dişleri, çocuk 12-13 yaşına gelinceye kadar bazı görevleri yerine getirmek için sürer.

  • Süt dişlerinin birinci görevi; besinlerin sindirime hazırlanmasını sağlamaktır. Süt dişleri çiğneme fonksiyonunu yerine getirerek çenelerin gelişimine yardımcı olurlar. Çiğneme kaslarının çalışması ile çenelerin orantılı olarak gelişmesi sağlanır.
  • Süt dişleri özellikle çocuklarda sıklıkla görülen travmalar gibi dış etkenlere karşı alttaki sürekli diş germini korur.
  • Süt dişleri konuşma ve fonasyon üzerinde etkilidir. Konuşmanın düzgün gelişimi süt dişlerinin varlığına bağlıdır.
  • Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinden sonra gelecek daimi diş için korur ve daimi dişler sürerken ona rehberlik yapar.
  • Son olarak da süt dişlerinin estetik fonksiyonu vardır. Dişler bir insanın görünümüne büyük katkıda bulunur. Çocuk 6-7 yaşlarında iken ön dişlerini kaybetmeyi diğer arkadaşlarında da gördüğü için normal karşılar. Ancak erken süt dişi kayıplarında psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir.

SÜT DİŞLERİ TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?

Süt dişli dönem ve bunu izleyen karma diş dönemi (süt dişleri-kalıcı dişler) gelişimin en aktif olduğu döneme rastlar. Erişkin vücudunun belirlenmesi bu dönemde olur. Bu nedenle gençler ve erişkinler için sürekli diş dizisi ne kadar gerekli ise, gelişimin bu ilk dönemlerinde süt dişleri de aynı oranda önem taşır. Süt dişleri tedavi edilmediği takdirde pek çok problem ortaya çıkacaktır.

  • Süt dişlerindeki yüzeysel diş çürükleri bile temas ettikleri komşu dişleri çürük tehlikesi ile tehdit eder.
  • Süt dişindeki diş çürüğü ilerleyip dişin sinirine ulaşır ve zamanla iltihaplanmasına neden olursa, alttan gelecek daimi dişleri etkileyerek çeşitli bozukluklara yol açabilir.
  • Süt dişleri erken çekilirse, yandaki dişler çekim boşluğuna doğru kayacağı için çekim boşluğu alttan gelen daimi dişin yerleşemeyeceği şekilde kapanır ve çapraşıklık meydana gelir.
  • Çürük dişler ağız kokusuna ve çocuğun çürük dişin bulunduğu tarafla çiğneme yapamamasına yol açar.
  • Çürük süt dişleri çocuğun ağrı ile erken yaşta tanışmasına ve ileride bazı fobilerinin oluşmasına neden olabilir.

BİBERON ÇÜRÜĞÜ NEDİR?

Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da yapay süt ve mamalar doğal olarak şeker içerir. Bunun yanı sıra o dönemde aile için bebeğin gelişimi ön planda olduğu için, daha iyi besleneceği düşüncesi ile sütün veya mamanın içine şeker ya da bal katılır. Gece yatmadan önce bebek, anne sütü veya biberon emerse, süt veya mama ağızda birikerek uzun süre dişlerle temasta kalır. İçeriğindeki şeker nedeni ile, bu uzun süreli temas sonucu diş çürüğü için uygun bir ortam oluşmuş olur. Özellikle uyku öncesi beslenme sonrasında bebeğin ağız temizliğine önem verilmelidir. Beslenmeden sonra su içirilmesi uygun olacaktır.

Biberon çürüğü oluşumunu engellemek için;

  • Bebeğinizin gece biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
  • Mamanın veya yapay sütün içine bal, şeker gibi tatlandırıcılar katmayın. Ayrıca emziği bala ya da reçele batırarak bebeğe vermeyin.
  • Bebeğinizi besledikten sonra temiz bir tülbentle ağzını temizleyin.
  • Bebek beslendikten sonra su içirin.

Çocuğunuzda diş çürüğünü azaltmak için;

  • Dişlerini fırçalarken ona yardımcı olun. Dişler kahvaltıdan sonra ve yatmadan önce olmak üzere, günde iki kez bir büyüğün denetiminde fırçalanmalıdır.
  • Çocuğunuzu erken yaşlarda diş hekimine getirin, çürük oluşumunu engellemek için dişlerine fissür örtücü uygulanmasını sağlayın.
  • Biberon çürüğü oluşumunu engellemek için biberon kullanımına dikkat edin.
  • Çocuğunuzun flor almasını sağlayın. Mümkün olan kaynaklardan, içme suyundan, flor tabletlerinden, florlu diş macunları ve gargaralardan ve diş hekimi tarafından yapılacak flor uygulamalarından yararlanın. Ancak florun fazla kullanımı zararlı olduğu için, bu konuda mutlaka diş hekiminize veya pediadristinize danışın.
  • Çocuklar genellikle öğün aralarında abur cubur yemekten çok hoşlanır. Bu ara öğünlerde alınan şeker ve nişasta çürüğe neden olan bakterileri besler. Bu nedenle çürük oluşumunu engellemek için çocuğunuzun öğünlerinin düzenli olmasına dikkat etmelisiniz.

ÇOCUKTA İLK DİŞHEKİMİ MUAYENESİ NE ZAMAN YAPILMALIDIR?

İlk diş hekimi muayenesi çocuğun diş hekimiyle ilk karşılaşması olduğu için hayatında bir basamak teşkil eder. Önceden ilk diş hekimi muayenesinin tüm süt dişleri sürdükten sonra, yani 2.5-3 yaşlarında yapılması gerektiği düşünülüyordu. Ancak yeni literatür bilgilerine göre, çocuklarda çok erken yaşlarda biberon çürüğü görülebildiği için, ilk diş hekimi muayenesinin ortalama 1 yaş civarında yapılmasının daha sonra oluşabilecek komplikasyonları önleyeceği kabul edilmiştir. Bu sayede hem çocukta beyaz önlük fobisi oluşmaz, hem de anne ve babaya çocuğun ağız-diş sağlığı ve beslenmesiyle ilgili faydalı bilgiler verilebilir.

Anne-Babaya Verilebilecek Öğütler:

  • Çocuk erken yaşlarda diş hekimine getirilmeli, böylece sorunları olmadan diş hekimiyle tanışmalıdır.
  • Dişhekimi ceza amacıyla kullanılmamalıdır.
  • Çocuk dişhekimine getirilirken rüşvet verilmemelidir.
  • Dişhekiminin yapacağı işlem için çocuğa daha önceden yapılmayacak diye söz verilmemelidir.
  • Çocuğun korkusunu yenmesi için onunla alay edilmemelidir.
  • Anne-baba kendi korkularını çocuğun önünde belli etmemelidir.
  • Dişhekimine gitmeden birkaç gün önce yapılacak işlemler çocuğa anlatılabilir.

FİSSÜR ÖRTÜCÜLER – FİSSÜR SEALANTLAR

Dişlerin çiğneme yüzeylerinde fissür olarak adlandırılan girinti ve çıkıntılar mevcuttur. Çürüklerin başladığı yerler genellikle fissürlerdir. Fissür sealantlar diş çürüğü oluşumunu engellemek üzere fissürlere uygulanan, şeffaf veya beyaz renkte akışkan maddelerdir. .

Fissür Sealant Çürük Oluşumunu Nasıl Engeller?
Çocuğunuz ağız bakımını her gün düzenli olarak yapsa da, dişler üzerindeki girinti ve çıkıntılarda tam olarak temizleme sağlanamamaktadır. Yiyecek artıkları ve bakteriler bu dar alanlara yerleşerek dişi çürük tehlikesi ile tehdit eder. Fissür örtücüler akışkan olduğu için, bu girintilerin en derin noktasına kadar ulaşarak bu bölgeleri tıkar. Böylece bakteriler bu bölgelere ulaşamaz ve çürük oluşumu engellenmiş olur..

Fissür Sealant Kimlere ve Hangi Dişlere Uygulanır?
Fissür sealant üzerinde fissür bulunan her dişe uygulanabilir, hiçbir sakıncası yoktur. Fissür çürükleri çocuklarda ve gençlerde daha çok ve daha kolay oluşur. Bu nedenle fissür sealant genellikle daimi dişleri yeni sürmüş çocuklarda, diş çürüğü oluşma riski en yüksek olan büyük azı dişlerine uygulanır.

Fissür Sealant Nasıl Uygulanır?
Fissür sealant uygulaması çabuk ve rahat bir işlemdir. Diş üzerinde aşındırma yapılmadığı için fissür sealant uygulaması ağrısızdır ve kısa sürer, sadece bir seansta işlem biter.

Fissür Sealant Uygulaması Pahalı Mıdır?
Fissür sealant ücreti dolgu ücretinden daha ucuzdur. Fissür sealantın dişi çürük oluşumundan koruyacağı göz önüne alındığında, oldukça ekonomik bir tedavidir.

Fissür Sealant Ne Kadar Süre Ağızda Kalır?
Fissür sealantlar zamanla aşınabilen maddelerdir. Ancak araştırmalar çok uzun yıllar fissür sealantın aşınmadan ağızda kaldıklarını göstermektedir. Çok sert gıdalar ve diş gıcırdatma alışkanlığı, fissür sealantın çabuk kırılmasına veya düşmesine neden olabilir. Düzenli dişhekimi kontrolleri yapıldığı takdirde, fissür sealantlarda meydana gelen kırılma veya düşmeler zamanında tespit edilir ve gereken yapılır. Fissür sealant sadece çürük oluşumunu önlemeye yönelik bir uygulamadır. Eğer çocuğunuz ağız bakımına özen göstermiyorsa, fissür sealant uygulaması da dahil hiçbir yöntem dişlerinde çürük oluşumu önleyemez..

YER TUTUCULAR

Süt dişleri alttan gelen daimi dişlerin baskısıyla köklerinin erimesi sonucu düşer. Fakat bazen süt dişleri bir darbe sonucu veya çürük nedeni ile çekime bağlı olarak zamanından önce kaybedilebilir. Süt dişi erken kaybedildiğinde, her iki yanındaki dişler çekim boşluğuna doğru eğilir, karşı çenedeki dişler bu boşluğa doğru uzar. Böylece süt dişinin erken kaybı neticesinde alttan gelecek sürekli diş için gerekli mesafe kaybedilmiş olur, daimi dişlerde çapraşıklık meydana gelir.

Erken süt dişi kayıplarında, alttan gelen daimi dişin yerini korumak amacıyla yer tutucu olarak adlandırılan apareyler kullanılır. Yer tutucular, komşu dişlerin çekim boşluğuna hareket etmelerini önleyerek sabit kalmalarını sağlar. Böylece daimi dişlerde çapraşıklık meydana gelmesi engellenmiş olur. Yer tutucular pasif apareylerdir, hiçbir şekilde dişlere kuvvet uygulamazlar.

Yer tutucular iki şekilde uygulanır.

  • Sabit Yer Tutucular:
    Sabit yer tutucular tek diş eksikliğinde kullanılır. Adından da anlaşılacağı gibi sabittir, hasta çıkartamaz.
  • Hareketli Yer Tutucular:
    Hareketli yer tutucular
    birden fazla süt dişi eksikliğinde kullanılırlar. Hasta apareyi takıp çıkartabilir.

DİŞ ÇIKARMA

İlk diş ortalama olarak 7. ayda çıkar. Ancak bazı çocukların dişleri erken bazılarınınki geç sürer. Bunun hiçbir tıbbi önemi yoktur. Dişlerin sürme zamanında kalıtsal faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Süt dişlerinin ortalama sürme zamanları aşağıda görülmektedir.

DİŞ GELİŞİMİ
EL BECERİSİ
GELİŞİM
4 – 24
AY
Yaklaşık 4 aylıkken ilk diş belirir. Fırçalamayı ebeveynlar gerçekleştirir. Ebeveynlere yönelik tasarım
2 – 4
YAŞ
Bu dönemin sonuna kadar 20 süt dişinin tamamı çıkmış olur. Çocuklar kendi kendilerine fırçalamaya çalışrlar ama ebeveynlerin yardım etmesi gerekir. Çocukların ilgisini çeken neşeli çizgi karakterler bu aşama için uygundur.
5 – 7
YAŞ
İlk kalıcı azı dişleri ortaya çıkar ve süt dişleri düşer. Çocuklar kendi kendilerine fırçalarken, ebeveynler onlara nezaret eder. Çocukların ilgisini çeken neşeli çizgi karakterler bu aşama için uygundur.

Dişler Çıkarken Neler Olur?
Diş çıkarma belirtileri dişlerin çıkma zamanından 1-2 ay önce ortaya çıkabilir. Bu belirtiler çocuktan çocuğa değişir. Ancak bebeklerde diş çıkarma sırasında genelikle şu belirtiler görülür.

Salya Akıtma:
Diş çıkarma döneminde bebekte salya akıtma artar. Çenede veya ağız çevresinde salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak kızarıklık ve çatlaklar görülebilir.

Isırma:
Diş çıkaran bir bebek, eline geçen herşeyi ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.

Ağrı:
Dişin sürmesi esnasında oluşan baskıya bağlı olarak dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde ağrıya neden olabilir. Enflamasyon arttıkça ağrı sürekli bir hal alarak bebeğin huzursuzluk göstermesine neden olur.
Bunların yanısıra bebekte beslenmeyi reddetme, uykusuzluk, ishal ve ateş gibi belirtiler görülebilir.

Diş çıkarma belirtilerini azaltmak için;

  • Bebeğe çiğneyebileceği soğuk şeyler verebilirsiniz. Bunun amacı dişetindeki basıncı rahatlatmaktır.
  • Bebeğe dişlerini kaşıyabileceği şeyler verilebilir. Soğuk yiyecek ve içecekler oda ısısındakilere göre bebeğinizin daha çok ilgisini çekecektir.
  • Bu uygulamalar yeterli gelmiyorsa doktorunuza danışarak uygun bir ilaç kullanabilirsiniz.

 

Online Muayene

Randevu tarihinizi belirleyin